11 Aralık 2012 Salı, 09:44
Nuray Karpuzcu
Nuray Karpuzcu user2169@kadincakararinca.com

Rafine İşlenmiş Tuzun Zararları

  Temel besin maddesi olan tuz insan vücudu için son derece önemlidir…   Rafine edilmiş sofra tuzuna eklenen katkı maddelerinin insan sağlığı üzerindeki zararlarını tıp dünyası bugün kabul etmiş durumda, ama biz hala kullanmaya devam ediyoruz…   Rafine edilmiş sofra tuzuna eklenen Sodyum Alüminyum Silikat ( Alüminyum Hidroksit) (E173) renklendirici ve nem tutucu olarak kullanılan […]

 

Temel besin maddesi olan tuz insan vücudu için son derece önemlidir…

 

Rafine edilmiş sofra tuzuna eklenen katkı maddelerinin insan sağlığı üzerindeki zararlarını tıp

dünyası bugün kabul etmiş durumda, ama biz hala kullanmaya devam ediyoruz…

 

Rafine edilmiş sofra tuzuna eklenen Sodyum Alüminyum Silikat ( Alüminyum Hidroksit)

(E173) renklendirici ve nem tutucu olarak kullanılan bir katkı maddesidir. Zehirlidir ve vücuda

alındığı zaman aşırı duyarlılığa neden olabilir. Dünyanın çoğu ülkesinde yasaklanmıştır.

Alüminyum bazlı nem tutucuların beyin dokularına yerleşerek öğrenme bozukluğu, zeka

geriliği ve felçlere sebep olduğu tespit edilmiştir. İkinci olarak nem tutucu ve beyazlatıcı bir

madde olan Titanyumdioksit (E171) eklenmektedir. En yaygın kullanılan ve en tehlikeli olan

katkı maddelerinden biridir. Bunlarla birlikte iyotlu tuza Potasyum İyodür katılmaktadır.

Potasyum İyodür çok zararlı bir maddedir ve tek başına troid bezinin çalışmasını bozabilir.

Rafine edilmiş sofra tuzu (NACl) minerallerden yoksundur ve ararlı katkı maddeleri içerir.

Günlük hayatta gıda maddelerinin çoğuna katılır. Rafine edilmiş sofra tuzu kemikler üzerinde

kristalleşir ve eklem rahatsızlıklarına neden olur. Ayrıca vücutta hayvansal proteinlerle

birleşerek ürüt asit denilen zararlı maddelere dönüşür. Uzun süre kullanılan rafine edilmiş

katkı maddesi içeren sofra tuzu vücutta organizma bozukluklarına, kanser, yüksek tansiyon

gibi birçok hastalığa zemin hazırlamaktadır.

 

DOĞAL TUZUN YARARLARI

 

Hadis-i Şerif’te; ‘’ Yemeğe tuz ile başlayandan Allah üç yüz otuz çeşit hastalığı uzaklaştırır.

Bu hastalıklar: delilik, cüzam, bağırsak rahatsızlığı ve diş ağrısıdır, kalanı Allah’ın ilminde

saklıdır…’’ buyrulmuştur. Şifalı tuz işlenmemiş doğal kaya tuzudur. Doğal tuz; iyot,

magnezyum, potasyum, çinko, silikat gibi insan sağlığı için mikro elementler içerir. Gri kaya

tuzu, himalaya tuzu doğal tuzlardır. Vücudun günlük tuz ihtiyacı 8-10 gramdır.

 

TUZ

 

Dişlerin çürüğünü temizler.

Haricen sürüldüğünde her türlü kan toplanması ve morartıları giderir.

Normal dozda kullanılırsa tuz cildi ve rengi güzelleştirir.

Tuz bal ve kuru hurma veya incir ile birlikte merhem yapılarak apselere karşı kullanılır.

Ateş yanıkları üzerine zeytinyağı ile birlikte uygulanırsa, kızarıp kabarmasını engeller.

Tuz gevşemiş olan diş etlerini sıkıştırır.

Keten tohumu ile birlikte tuz akrep sokmalarına iyi gelir.

Sirke ve balla birlikte arı sokmalarına iyi gelir.

Bağırsakları temizleyip ishali durdurur. Kabızlığı ve çeşitli kokuları giderir.

Mide asidi üretimine yardımcı olur, donmuş maddeleri eritir, diş taşlarını temizler,

safrayı ve balgamı söker, yaraları temizler ve kurutur, diş etlerini ve dalağı

kuvvetlendirir.

 

Tuz;

 

Sulu yemeklere pişirme sonunda,

Patatese pişirmeye başlarken,

Baklagillere yumuşadıktan sonra,

Et, balık ve sebzeler kızartmadan önce tuzlanır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>