Makale

Hatice Kübra TongarYazar-Editör kubratongar@gmail.com

Yeni Dönemde, Yeni Kararlar...

Saatlerin tekrar "okul vaktine" kurulmasıyla birlikte, bu sabah evlerde "okul" alarmı da verilmiş oldu. Birden fazla çocuğu olan ve hepsi okula giden anneler için biraz ara vermenin ve kendine vakit ayırmanın da yeni dönemi başladı böylelikle...

 

Her ne kadar bizim evimizde 15 tatil hastalıklarla geçmiş olsa da, yine de çocuğumun bir tatili olacak yaşa geldiğini görebilmek beni mutlu ediyor. Ben bile bu kadar heyecan duyacağımı düşünmezken, onunla evde geçirdiğim, alışverişe çıktığım, sinemaya gittiğim, camdan kar topu oynayan çocukları izlediğim her an eşsiz ve paha biçilmez oluyor. 

 

Sanki oğlumla birlikte ben de tüm işlere, koşturmalara, kaygılara "paydos" diyorum...

 

Sanki tatillerde ben de ruhumu rahat bırakıp, çocukla çocuk olmanın keyfine varıyorum...

 

***

 

Dedim ya, bizim evde 15 günün bir haftası yatakta hastalıklarla boğuşarak geçti. Ama buna rağmen hem tatili, hem anne-oğul birlikte olmanın tadını çıkaracak etkinlikler de yaptık elbette.

 

Örneğin, -çivi çiviyi söker- diyerek kar oynamaya çıktık. Havuç almayı unuttuğumuz için kardan adamımız "havuç burunlu" olamasa da, yine de beraber yaptığımız için çok özel bir kardan adamdı. Oğlum nadir gördüğü kar manzarasını büyülenmiş bir şekilde izlerken, ben de onun gözlerinde yetişkin olmanın bana armağan ettiği nasırlarımı erittim.

 

Sonra, ailece sinemaya gittik. Hem birlikte bir film izlemenin, hem oğlumuzun yüzündeki sevinç gülücüklerinin tadını çıkardık...

 

Sinemadan sonra yemek molası verdiğimizde gözüme çevre masalarda oturan anne-çocuklar takıldı. Ve açıkçası manzaranın geneli içimi acıttı. Çünkü gördüğüm anneler gerçekten mutsuzdu.

 

Nereden mi biliyorum?

 

Biliyorum, çünkü gereksiz yere bir çocuğu azarlamanın, onurunu kırmanın, itip kakmanın başka bir sebebi olabileceğini düşünmüyorum. Merhametsiz olmayı anne yüreğine iliştiremeyecek kadar iyi biliyorum anneliği... İşte bu yüzden bu çıkışların tek sebebi mutsuzluk olabilir gibi geliyor bana...

 

Eşine kızmış, kırılmış, hayatı ve çocukları tek başına omuzlamış bir sürü anne, bu ağır yükün altında öyle eziliyor ki, ezebileceği tek varlığa yöneltiyor kızgınlığını ve kırgınlığını...

 

Çocuğuna...

 

Eşine kızıyor, çocuğuna bağırıyor...

 

Kayınvalidesinden laf işitiyor, çocuğunu azarlıyor...

 

İş yerinde eziliyor, çocuğunu eziyor...

 

Kısacası günümüz annelerinin büyük bir bölümü mutsuzluğununun intikamını çocuğundan alıyor!

 

***

 

Demin de söyledik ya, hiç bir anne merhametsiz değildir. Fıtrata aykırı bu! 

 

Ama merhametini kırgınlıkları ve kızgınlıklarıyla gölgeleyen çok anne tanıyorum. Kızıldığı için çocuğuna kızan, sonra çocuğuna haksız yere kızdığı için kendine kızan ve bu girdapta boğulan yüzlerce, binlerce anne...

 

Hayatın yükü ağır geldiği ve bu yükün bir kısmını omuzlayacak kimsesi olmadığı için, tüm yüklerini çocuğuna havale eden anneler...

 

Hiç biri bilerek, isteyerek ya da intikam duygusuyla yapmıyorlar belki. Ama yine de sebebi ne olursa olsun "yapıyor" olmak bile yeterince kötü bence...

 

***

 

Maria Montessori'nin tüylerimi diken diken eden bir sözü gelir sık sık aklıma:

 

"Kıyamet koptuğu zaman tüm anne-babalar Allah'ın şu sözleriyle sarsılacaklar. 'Size emanet ettiğim evlatlarınızı ne hale getirdiniz?'"

 

Bu sözü bir yerlere yazıp asmak gerektiğini düşünürüm çoğu zaman. Belki böylelikle -hayattaki dertlerimiz ne olursa olsun- bu dertlerin sorumluluğunu evlatlarımıza yüklemekten vaz geçeriz. 

 

Belki evlatlarımızın sahipleri değil, emanetçileri olduğumuzu daha iyi idrak ederiz.

 

İçimizde kopan fırtınaları evlatlarımıza yöneltmek yerine, onların masumluğuna sığınıp, dinginleşiriz.

 

Her ne kadar zor da olsa, her ne kadar desteğimiz, eşimiz, ailemiz yanımızda olmasa da, "anne" olmayı seçtiğimiz gün aslında bu kararı da vermiş olduğumuzu fark ederiz.

 

Keşke herkes mutlu ailelerde, güzel şartlarda hayatını sürdürse... Belki bu duamızın gerçekleşmesi pek mümkün değil, kim bilir?

 

Ama bildiğimiz bir şey var, o da her şartta küçük mutluluklara erişilebileceği...

 

Yeter ki gerçekten istensin...

 

Yeter ki minik bir kalp, sizin kalp ritminize eşlik etsin...

 

MUTLULUK İÇİN KÜÇÜK NOTLAR:

 

- Yeni dönem, yeni kararlar için de ideal bir zaman olabilir. Bu yüzden ertelediğiniz bir çok şeyi bu süreçte listenize dahil edebilirsiniz.

 

- Güne ailece, sıcak bir kahvaltıyla başlamanın tadı sizi gün boyu mutlu kılar. Çocuğunuz okulda kahvaltı ediyor dahi olsa, muhakkak sabah sofraya beraber oturun. Eşiniz ve çocuğunuzla bir bardak çaya hayatı katık edin.

 

-Çocuğunuz için mutfağa girmek, hem sizi rehabilite eder, hem de aranızdaki bağı güçlendirir. Okuldan yorgun argın gelen miniğinize bir kekle sürpriz yapabilirsiniz.

 

-Kendinizi değerli hissettirecek etkinlikler yapın. Seminerlere katılın, kitap okuyun, bir hobiytle uğraşın... İnanın kendini meşgul eden kadın, daha mutlu bir eş ve anne olmaya adaydır.

 

-Evde yaptığınız işleri "çocuğunuz için" ya da "eşiniz için" yapmayın. Bu duygu insana sürekli fedakarlıkta bulunuyor hissi vererek, kendini kötü hissetmesine sebep olur. Unutmayın ki, çocuğunuzu parka götürmek ile, çocuğunuzla parka gitmek arasında çok fark vardır. 

 

-Dua edin. İnsanın, onu kendinden daha iyi tanıyan ve ihtiyaçlarını bilen bir Rabbinin olması inanılmaz bir mutluluktur. Ona sığınmak, onunla dertleşmek ve istediğiniz herşeyi ondan istemek sizi çok rahatlatacak... Düşünün ki, annelik bile nasıl bir merhamet şelalesiyken; anneliği ve merhameti yaratan Rabbin sevgisi ne kadar uçsuz bucaksızdır...

 

Bir hatırlatma: 8 Şubat Çarşamba günü "Annelik Okulu" eğitim seminerimiz başlıyor. Anneliğe dair her konunun işleneceği ve Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Serap Buharalı'nın rehberliğinde gerçekleşecek seminerimiz Fatih Moral Kültür Merkezi'nde...

 

Yine kadın sağlığı ve kadın farkındalığının masaya yatırılacağı "Kadın Sağlığına Holistik Bakış Açısı" eğitim seminerimiz 9 Şubat Perşembe günü sizlerle buluşuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ayşe Duman'ın değerli birikimini paylaşacağı seminerimiz de, Fatih Moral Kültür Merkezi'nde olacak.

 

Ayrıntılı bilgi için 0507 250 25 01 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

 

Hepinizi bekliyoruz:)

 


Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.