Kadın ve Hayat / Bir kadın isterse neler yapabilir? İŞTE BİR ÖRNEK:
02 Ocak 2012 Pazartesi


Selma Hanım, kendi çaba ve gayretleri, ailesinin de desteği ile açmış olduğu küçük bir işletme sahibi...
Manevi ve kültürel değerlerin ışığın da hayatını anlamlandırdığını düşünüyor.
Ve bu düşünceler ile devam ettirdiği işini yaparken hiçbir yerde almadığı hazzı burada aldığını söylüyor…
‘’Bir şeylerle uğraşmak beni mutlu ediyordu. ‘’
İsmim Selma Candemir. 40 yaşındayım. İki çocuk annesiyim. Anadolu Üniversitesi Turizm Otelcilik mezunuyum. Ayrıca bu bölümü bitirdikten ve evlendikten sonra İşletme Bölümünü bitirdim. Kısa dönemler de özel sektörde çalıştım. En son Sigortacılık işinde çalıştım. Daha sonra kendi isteğimle ayrıldım. Burayı açmadan önce ticaretle ilgilenmeyi seviyordum. Bir şeylerle uğraşmak beni mutlu ediyordu. Resmi olarak bir yerim yoktu ama ufak tefek bir şeyler yapıyordum.
‘’Eşimin ve ailemin de desteği ile bu küçük işletmeyi açtık.’’
Burası benim eşimin büyük dedesinden kalma bir mülk. 2007 yılında Odunpazarı bölgesi’nde ki restarasyon çalışmaları başladıktan ve turizme açıldıktan sonra binayı değerlendirmek istedik. Eşim burada doğup büyümüş, gençliği bu mahallede geçmiş. Yani bizim için manevi bir değeri de var. Eşim başta sıcak bakmadı ama sen ilgilenmek istiyorsan neden olmasın dedi. Zaten bende huzurla çalışabileceğim, çalışırken bir yandan da çocuklarımla ilgilenebileceğim bir işimin olmasını istiyordum. Eşimin ve ailemin de desteği ile bu küçük işletmeyi açtık.
‘’Ev sıcaklığın da, samimi, gelen insanların rahat edebilecekleri, sanat müziği dinleyebilecekleri bir ortam oluşturma gayretim oldu her zaman. ‘’
2007 de iki aylık bir hazırlık süreci oldu bu süreçte eşimin çok desteği oldu. Turizm zaten eğitimini aldığım bir daldı. Yapı olarak da zaten insanlarla diyalog kurmayı, sohbet etmeyi çok seven biriyim. Ev sıcaklığın da, samimi, gelen insanların rahat edebilecekleri, sanat müziği dinleyebilecekleri bir ortam oluşturma gayretim oldu her zaman. O çabanın da karşılığını aldığımı düşünüyorum. Gelen misafirlerden aldığımız yorumlar bu yönde. Dolu dolu dört yıl oldu, bu yıl 5. Senemize girdik. Allah ömür verirse devam ettireceğiz.
‘’Herşey para değil.’’
Bir yerlerde girip çalışsam haftada beş gün çalışarak burada kazandığımın daha fazlasını kazanabilirim. Ama bu hazzı alır mıyım, zannetmiyorum. En önemlisi burayı açtığımdan beri birlikte çalıştığımız ablalar var. Birisi mantımızı yapıyor, birisi içli köftemizi yapıyor, birisi gözlememizi yapıyor. Burada bir çark dönerken birileri de sebepleniyor. Buna fırsat sağlamış olmak bile büyük manevi bir haz benim için. Her şey para değil. Para olmadan da olmuyor ama burada ben o kadar güzel dostluklar kazandım ki. İstanbul’dan gelip bir kahve içmeye buraya gelen misafirlerim sonra gittikleri zaman bayramlarda kandiller de mesajlar atıyorlar, arıyorlar, onlar için Eskişehir’de bir ahbapları oluyorum ben, o çok güzel bir şey. Bu haz da yetiyor bana ki hiçbir zaman çok fazla bir şeyin arayışın da değilim.
‘’Evde kaldığım zamanları da boş geçirmedim.’’
Burayı açmadan önce birkaç yıl evde kaldım. Bundan önce de dediğim gibi sigortacılık işi yaptım. Fakat bu iş manevi olarak beni çok yordu. Bu işin bir boyutuydu. Bunun dışında zamanımı çocuklarımdan ayrı geçirme fikri de beni çok yıprattı. Ve o şartlar da çok mutlu olamadığımı fark ettiğim de kendi isteğimle istifa ettim. 2-3 sene evde vakit geçirdim fakat bende evde oturmayı seven biri değilim. O dönemi de sürekli bir arayışla geçiriyordum. Evde kaldığım zamanları da boş geçirmedim. İngilizce, ehliyet, bilgisayar, el işi kurslarına gittim. Birçok sosyal aktivite de bulundum. Ama devamlılığı olmadığı için bir süre sonra tıkanıyorsunuz. Ne yapabilirim diye düşünürken bu işletmeyi açmaya karar verdik. Burada çalışmayı asla kendime bir yük gibi görmüyorum. Bir zorunluluk gibi değil de gerçekten keyif alarak yaptığım bir iş gibi görüyorum. İşin renkli kısmı çok güzel. Her gün çok güzel insanlarla tanışıyorsunuz.
‘’Ufak tefekte olsa benim de ekonomiye bir katkım oldu. Hem kendi aile ekonomime hem de etrafta ki hanım ya da esnafların ekonomilerine. ‘’
Herkesin emekli olduğun da yapmayı hayal ettiği işi yapıyorum ben. O yüzden bazen teraziye koyduğum da aldığım haz daha ağır basıyor. Burada olmaktan keyif alıyorum. Her çalışan annenin sahip olduğu bir şey değil mesela çocuklarım yanıma gelebiliyor. Para kazanmaktan daha önemli bir şey var ki o da, benimle birlikte burayı açtığım günden beri mahallede ki ev hanımları üç beş kuruşta olsa evlerine katkı da bulunuyorlar. Hatta bazı aylar benden çok daha fazla kazandıkları bile oluyor. Aile bütçelerine ciddi katkı da bulunuyorlar. Ya da üniversite öğrencileri için yoğun günlerimizde haftasonları gelip bizlere parttime yardımcı olan öğrencilerimiz de var. Onlar için bir ek gelir kapısı oldu. Bu mahallede ki esnaftan alışveriş yapıyorum. Aslında ufak tefekte olsa benim de ekonomiye bir katkım oldu. Hem kendi aile ekonomime hem de etrafta ki hanım ya da esnafların ekonomilerine.
‘’Hiçbir şey yapmamaktansa, boşa kürek çekmek bile iyidir. Ki hiçbir şey yapmadığımızı düşünmüyorum.’’
Erkek dünyasında ki iş hayatına bakış ile ticari bir işletme için gelir sağlamayan kar elde etmeyen bir işletme gibi düşünülüyor. Öyle ama bu bölgeden kaynaklı bir şey, yani bunu burada ki çoğu işletme için söyleyebiliriz. Allah’a şükür borcum yok. Sigortamı ödüyorum. Benimle birlikte çalışan ablalarımın emeklerinin karşılığını veriyorum. Elektriğimi ödüyorum, çocuklarımın kursları için bir bütçe ayırıyorum. Bunun dışında da az da olsa bir pazar harçlığı kaldığında ‘’Allah bin bereket versin.’’ diyorum. Çok da ticari kaygılarla işletmiyorum burayı zaten. Ve inanıyorum ki mahallede ki birçok hanıma da örnek teşkil ediyorum.
‘’ Ben çok inanıyorum ki hayatta ki en büyük zenginlik insanın ailesidir, dostlarıdır. Onlar benim önceliğim. Para ikinci planda geliyor benim için. ‘’
Dua ederken hep şunu derdim .’’Allah’ım bana severek yapabileceğim ve çocuklarımdan ayrı kalmayacağım bir işim olsun.’’ Ve ben çok inanıyorum ki hayatta ki en büyük zenginlik insanın ailesidir, dostlarıdır. Onlar benim önceliğim. Para ikinci planda geliyor benim için. Olmasa da olmuyor ama para olup da bazı manevi değerlerimi kaybetmeyi de istemem. Allah’da bana böyle bir iş nasip etti. Kısacası her şekilde burada olmak güzel…
Rumeysa Betül Doğan
Milat gazetesi
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

PONZA TAŞI ne işe yarar?
Volkanik bir kayaç türü olan ponza sünger taşı, nasır taşı ve topuk taşı isimleriyle de biliniyor.
yazının devamı...Ev almadan önce bilmeniz gereken 10 şey:
Hırsızlara karşı nasıl korunmalıyız?
Araştırmalara göre evin patronu "KADIN"
İnternette 1 dakikada bakın neler oluyor!
Van'a "GÜL KOKULU" kitaplar yolluyoruz
Bu bitki FARE ile besleniyor! FOTO GALERİ
SÜLÜKLE BAHAR TEMİZLİĞİ YAPILIR MI?
Bu yemekleri yemek MİDE ister! FOTO GALERİ
Einstein'dan HAYAT DERSİ niteliğinde öneriler:
KARINIZI EN GÜZEL NASIL DÖVERSİNİZ???
Sibel Eraslan: 'Kimi yazsam ona yakınım'
İŞ KADINI MI OLALIM, EV HANIMI MI?
İmam Hatiplerle İlgili temel bilgiler!




























































