“Evliliğimden artık çok soğudum..”

Ben 33 yaşında, 10 yıllık evliyim. 4 yıldır eşimden tamamen soğudum…

04 Mayıs 2010 Salı, 07:27
"Evliliğimden artık çok soğudum.."

Ben 33 yaşında, 10 yıllık evliyim. 4 yıldır eşimden tamamen soğudum. Günaha girmeye çok yakınım. Boşanmayı düşünüyorum. Caiz olur mu? Çok çaresizim. (Rumuz: Asiye)

Eşinizden neden soğudunuz? Onu belirtmemişsiniz. Mutlaka ciddi bir sebep/sorun vardır.

Nefsiniz mi böyle bir telkinde bulunuyor? Durup dururken içinizde eşinize karşı bir nefret mi oluştu?

O kadar geçen yıllar içinde değişik zamanlarda biriken sorunlar, problemler mi birden gözünüzün önüne geldi de sizi böyle bir hale getirdi?

Böyle bir sıkıntı çevrenizden olabilir. Genellikle birlikte olduğunuz arkadaş grubuyla konuşmalarınız, onların eşiniz hakkındaki kanaatleri sizi etkilemiş olabilir.

Medyanın etkisinin olması da mümkün. TV dizilerinde, bazı filmlerde, internet aracılığıyla zihninize, aklınıza birtakım şüpheler gelebilir, bazı tereddütleri yaşayabilirsiniz.

Aranıza bir başkası da girmiş olabilir. Telefon, MSN ve benzeri yollarla tanıştığınız, görüştüğünüz, ilişki kurduğunuz birisi de soğukluğu tetikleyebilir.

Bütün bunlar birer varsayım, muhtemel düşünceler…

Şimdi ne yapar, neler düşünür, nasıl bir çare bulur da bu kışı bahara çevirirsiniz, bu soğuk havayı ısıtabilir, tekrar o muhabbetli ve samimi, o el ele, göz göze sevgi dolu günleri nasıl getirebilirsiniz?

***

Bir defa olaya sorun çözücü bir gözle bakın. "Ben ne yaparım da eşimle aramdaki soğukluğu giderebilirim? 10 yıllık beraberliği neler yaparsam ömrün sonuna kadar taşıyabilirim? Eşimle kanaat ederek aileyi nasıl ayakta tutabilirim? Eşime sahip çıkar, kusurlarını örter, hatalarını, yanlışlarını bağışlayarak onu nasıl kendime çekebilirim?"

Bu sorulara cevap arayın öncelikle. Ayrılmayı, terk etmeyi, onu gözden çıkarmayı, bir başkasına ilgi/alaka duymayı değil de eşinizle yetinmenin, eşinizle bütünleşmenin, kenetlenmenin yollarını arayın.

Siz böyle iyi niyetle hareket ederseniz Allah size çözüm yollarını gösterir, içinizdeki muhabbet tohumlarını yeşertir, onu gözünüze şirin gösterir, nefretinizi sevgiye dönüştürür, ayrılık/boşanma düşüncelerini yeni baştan ittifaka çevirir.

Zaten çok ciddi, haklı bir sebep yokken boşanmayı düşünmek insanı hem dünyada sıkıntıya sokar hem de âhirette sorumlu tutar.

Gül gibi sevgi varken, nefret dikenini taşımayın. Sevin, sevindirin, sevimli bir ruh taşıyın. Yunus’un dediği gibi deyin:

"Gelin tanış olalım/İşin kolayın tutalım/Sevelim sevilelim/Dünya kimseye kalmaz.

Yunus sözün anlar isen/Mani’sini dinler isen/Sana iyi dirlik gerek/Bunda kimseler kalmaz."



Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>