S-Ş

Bebek İsimleri / S-Ş

30 Kasım 1999 Salı

Dünyada eşi benzeri bulunmayan miniğinize o eşsizlikte bir isim mi arıyorsunuz? İşte "S-Ş" harfinden önerilerimiz....

 

SABRİ: Sabra ilişkin, sabırlı kişi, sabreden

 

Sabutay: Cengizhan'ın en yakın arkadaşı

 

SADIK: Doğru, gerçek; Dostluluğu ve bağlılığı içten olan

 

SADİ: Mutlulukla ilgili

 

SADRİ: Yürekle, göğüsle ilgili

 

SAĞINÇ: Dayanıklı, yıkılmaz; Sağlıklı, sıhhatli; Güvenilir, inanılır bir temeli olan

 

SAİM: Oruçlu

 

SAİT: Kutlu, uğurlu; Cennetlik kimse

 

SALİH: Yararlı; Yetkili; Dinin buyruklarına uyan

 

SAMET: Çok yüksek, ulu; Tanrı adı; Hiçbirşeye ve kimseye gereksinimi olmayan

 

SAMİ: Duyan, işiten; Yüce, ulu, yüksek; Dinleyen, dinleyici

 

SAMİM: Birşeyin içi, özü, merkezi, temeli, kökü

 

SANBERK: Gücüyle tanınmış

 

SANCAK: Bayrak

 

SANCAR: Kısa kama

 

SANER: Ünlü, tanınmış

 

SARP: Dik, geçilmesi ve çıkılması zor

 

SARPER: SARP+ER=zor erkek kişi

 

SATVET: Zorlu

 

SAVAŞ: Silahlı mücadele, harp; Uğraşma, kavga

 

SAYGIN: Saygı gören, saygı gösterilen

 

SEÇKİN: Niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, elit

 

SEDAT: Doğruluk, haklılık; Dikkat

 

SEFA: Gönül rahatlığı, sakin olma; Eğlence, zevk, neşe

 

SELÇUK: Hatiplik yeteneği olan

 

SELİM: Doğru, dürüst, kusursuz; Kolayca iyileşen

 

SELMAN: Barış içinde bulunma

 

SEMEN: İyi beslenen

 

SEMİH: Cömert,eliaçık

 

SENCER: Kale, askeri siper

 

SERCAN: Sevgili, sevilen

 

SERDAR: Askerin başı, başkomutan, başbuğ

 

SERHAT: Sınır boyu, hudut, uç

 

SERKAN: Başkan, soylu kan

 

SERMET: Sürekli, devamlı

 

SERTAÇ: Baş tacı, çok sevilen

 

SERTUĞ: Baştuğ

 

SEZA: Değer, yaraşık, uygun

 

SEZAİ: Uygun, yaraşır

 

SEZGİN: Sezmiş olan

 

SİNAN Süngü, mızrak

 

SONAT: Bir veya iki şarkı için yazılmış 3-4 bölümden müzik yapıtı

 

SONER: Son er, artık erkek çocuğu olmasın anlamında; Sona er anlamında

 

SORGUN: Söğüt ağacının bir cinsi; Mısır kavağı

 

SÖYLEM: Konuşan bireyin kullandığı dil

 

SUALP: Asker, yiğit

 

SUNAY: Adak ayı

 

SUNGUN: Bağış, ihsan

 

SUNGUR: Soğukkanlı, sakin kimse

 

SÜAVİ: Herkesin yardımına koşan

 

SÜER: Yiğit asker

 

SÜERDEM: Erdemli asker

 

SÜHA: Büyükayı yıldız kümesindeki en küçük yıldızın adı

 

SÜMER: Aşağı Mezopotamya'da yaşamış bir kavim

 

ŞAHİN: Kartalgillerden yırtıcı bir kuş

 

ŞAH: Kral anlamında

 

ŞAN: Ün, şöhret

 

ŞANSAL: Şanın yayılsın

 

ŞARIK: Parlak, parlayan

 

ŞEHMUZ: Hükümdar soyundan gelen

 

ŞEN: Halinden memnun yaşayan ve etrafına yayan

 

ŞENER: Şen+Er

 

ŞİMŞEK: İki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık; Parıltı

 

 

SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar; Türk müziğinde bir makam

 

SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler

 

SAHRA: Kır,ova,çöl

 

SANAL: Sanlı ol, ünlen

 

SANEM: Çok güzel kadın; Put

 

SARA: Halis, saf, katkısız

 

SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk

 

SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyiciyıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel

 

SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma

 

SAYGIN: Sayılan, sevilen

 

SAYIL: Her zaman saygı gör

 

SEBLA: Uzun kirpikli göz

 

SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen

 

SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit

 

SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı

 

SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş

 

SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak

 

SEGAH: Doğu müziğinin makamlarından

 

SEHER: Tan ağartısı

 

SEL: Taşkın su

 

SELDA: Bir söğüt cinsi

 

SELEN: Haber, müjde

 

SELİN: Gür akan su

 

SELİNTİ: Ufak sel

 

SELİS: Akıcı söz

 

SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan

 

SELVA: Amerika'da Amazon, Afrika'da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.

 

SELVİ: İnce uzun ağaç

 

SEMA: Gökyüzü; Göç

 

SEMANUR: Nurlu gökyüzü

 

SEMİN: Değerli, pahalı; Semizlik

 

SEMİRAMİS: Babil'in Asma Bahçeleri'ni kurduran Asur kraliçesi

 

SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adı

 

SENAHAN: Metheden, alkışlayan, öven

 

SENAR: Yar, aşık, seven insan

 

SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel

 

SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç

 

SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı

 

SEREN: Gemi direği

 

SERPİN: Yağmur

 

SERRA: Rahatlık,kolaylık

 

SERTAP (SERTAB): İnatçı anlamında

 

SEVAL: Severek al anlamında

 

SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek

 

SEVDEM: Sevginin en son demi

 

SEVEN: Bir başkasına sevgi duyan

 

SEVGİ: İnsanı birşeye ya da bir kişiyekarşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu

 

SEVİL: Her zaman sevilen biri ol

 

SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik

 

SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku

 

SEYLAN: Sel, akma, akış

 

SEYYAL: Akıcı, akışkan

 

SEZEN: Hisseden, sezgili

 

SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar

 

SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği

 

SEZİN: Sezinleme işi, sezme

 

SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veyayakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ

 

SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası (Fransızca "si belle": öylesine güzel anlamında)

 

SİM: Gümüş gibi parlak ve beyaz

 

SİMA: Yüz, çehre

 

SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler

 

SİMİRNA: İzmir'in eski adı. Aynı zamanda Amazon savaşçılarının kraliçesinin adı. (Başka bir kaynakta ise, Amazon savaşçıların kraliçesi Symirna İzmirli bir prens ie evlenir ve prens bunun anısına şehre Symirna adını verir) (Öneren: Nuray Bulgan)

 

SİMTEN: Sim+Ten

 

SİNE-M: Yüreğim, çok sevdiğim

 

SİTARE: Yıldız

 

SONEDA: Nazlı olmaması temenni edilen

 

SONGÜZ: Kasım ayının halk arasındaki adı

 

SONYAZ: Sonbahar

 

SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı

 

SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi

 

SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı

 

SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek

 

ŞAHBANU: Hükümdar eşi

 

ŞAHİKA: Dağ doruğu.

 

ŞAN: Şöhret.

 

ŞAYESTE: Yaraşan ,yakışan.

 

ŞEBBOY: Güzel kokulu bir süs bitkisi

 

ŞEBNEM: Bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları.

 

ŞEHNAZ: Alaturka müzikte bir makam adı

 

ŞEHRAZAT: Kendi kendine yaşayan,özgür.

 

ŞELALE: Büyük çağlayan.

 

ŞERMİN: Utangaç,mahçup.

 

ŞEVVAL: Hicri takvime göre yılın onuncu ayı.

 

ŞEYDA: Sevda nedeniyle aklını yitirmiş ,çılgın

 

ŞİİR: İmgelere,duygulara seslenen söz sanatı

 

ŞİMAL: Kuzey

 

ŞİRİN: Sevimli,cana yakın

 

ŞÖLEN: Kutlama niteliğindeki yemekli toplantı

 

ŞÖLENDE: Bir olayı kutlamak amsacıyla yapılan yemekli toplantı.

 

ŞULE: Ateş alevi.

 

 

 

 

 

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.